Dolar 18,8197
Euro 20,3115
Altın 1.128,47
BİST 4.997,63
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
İstanbul 5°C
Hafif Yağmurlu
İstanbul
5°C
Hafif Yağmurlu
Pts 2°C
Sal 2°C
Çar 5°C
Per 6°C

İnfak nedir, nasıl yapılır, neden infak etmeliyiz

İnfak nedir, nasıl yapılır, neden infak etmeliyiz
1 Aralık 2022 10:33
232
Sözlükte “tükenmek, bitirilmek, son bulmak” mânasındaki nefk kökünden türetilen infâk; “tamamlamak, yok etmek, fukara düşmek” gibi anlamlara kazançsa da daha çok “para veya mülkü elden çıkarmak” mânasında kullanılmaktadır. Dinî-ahlâkî bir terim olarak genellikle “Allah’ın memnunluğunu elde etme emeliyle şahsın kendi mirasından tüketme yapması, fakirlere aynî ve nakdî takviyede bulunması” demektir. Bu bakımdan infak, farz olan zekâtı ve gönüllü olarak yapılan her çeşit hayrı kapsamaktadır. Kur’an-ı Kerim’de infak ile alakalı şöyle emredilir: “Mülkleriniz de çocuklarınız da birer sınav vesilesidir. Allah katında ise pek büyük bir mükâfât vardır. O halde eforunuz yettiği kadar Allah’ın emir ve yasaklarına karşı gelmekten sakının. Kulak verin; itaat edin; kendinize hayr olmak üzere iyiliğiniz için bağışta bulunun. Kim nefsinin pintilik isteğinden korunursa, işte onlar kurtuluşa erenlerin tâ kendileridir.”[1] Bu iki âyet-i kerime, müminlere hitaben, eş ve evlatlardan düşman olanların çıkabileceğini ve dikkatli olunması gerektiğini bildiren âyetten sonra gelmekte ve ihtarı “Mülkleriniz de çocuklarınız da birer sınav vesilesidir.” diye pekiştirmektedir. Bu nedenle de evlat ve uyum evhamıyla hayır-hasenât yapmamak gibi çok mahzurlu bir tutumun özümsenmemesi anımsatılmakta ve reel büyük mükâfâtın Allah katında olduğunun unutulmaması istenmektedir. İslâmî kavrayışa göre herkes, öncelikle emeğiyle kendisinin ve mükellefliği altındakilerin lüzumunu karşılamaya çalışmalıdır. Çünkü bir hadiste belirtildiği üzere “Şahıs elinin emeğiyle kazandığından daha hayırlı bir şey yememiştir.” Müsned, II, 334; Buhârî, “Büyûʿ”, 15; ayrıca bk. Tâhâ 20/131-132. Ancak dinî naslar bir tam olarak araştırıldığında, herkesin elinden geleni yapması lüzumlu olmakla beraber bireylerin cemiyetin maddî bedellerinden sadece çalışarak hak ettikleri kadar değil banal gereksinimleri kadar yararlandırılması prensibinin özümsendiği anlaşılır. Hz. Peygamber dul ve öksüzlerin uyumunu bizzat üstlenmiş Buhârî, “Ferâʾiż”, 4, 15; Müslim, “Ferâʾiż”, 14, Hz. Ömer de bu uygulamayı resmîleştirmiştir. Fârâbî, devlet kazançlarının bir kısmının çalışma eforu bulunmayanlarla işi para kazanmak olmayıp sosyal faaliyet gösterenlere tüketilmesi gerektiğini söyler.  Fakat bunlara yapılacak infak, hizmetlerinin ehemmiyetiyle hudutlu olmalıdır. Nitekim Hz. Ömer, ilk zamanlarda hâfızlık çalışması yapanlara ücret bağlatmışken daha sonra bu faaliyetin hizmet kalitesini kaybettiğini görünce bundan bırakmıştır. Unutmayalım ki zekât, dînen zengin sayılanlara; cömertlik ve infâk ise zengin-yoksul her müʼmine ilâhî bir emirdir. Nitekim Kurʼân-ı Kerîmʼde infâka teşvik, asgarî bir veriş olan zekâttan çok daha fazla yer almaktadır. İnfak, zengin-yoksul her müslümanın mükellefiyetidir. “Allah’ın kendilerine ihsan ettiği nimetlerde pintilik edenler, bunun kendileri hakkında hayırlı olduğunu sanmasınlar! Aksine bu onlar için çok makûstur. Zira o pintilik ettikleri şeyler kıyamet gününde boyunlarına dolanacaktır. Kaldı ki göklerin ve yerin mîrası Allah’ındır. Allah yaptığınız her şeyi çok iyi öğrenmektedir.” Ali İmran 3 “Onlardan bir kısmı da: ‘Şayet Allah bize lütfundan verip zengin kılarsa, kesinlikle sadaka ve zekât verir ve iyi insanlardan oluruz’ diye Allah’a yemin edip söz vermişlerdi. Allah onlara lütfundan verince hemen pintileştiler ve arkalarını dönüp gittiler.” Tevbe 76 “Onlar pintilik eden ve insanları da pintiliğe teşvik eden, Allah’ın kendilerine affettiği zenginliği saklayan kimselerdir. Biz, bu nankörlere aşağılayıcı bir zulüm hazırlamışızdır.”Nisa 4 “Siz öyle kimselersiniz ki Allah yolunda tüketmeniz istendiğinde, bir kısmınız pintilik ediyor. Hâlbuki kim pintilik ederse, kendi hasarına pintilik etmiş olur. Zira gerçekten Allah zengin, siz ise fakirsiniz.” Muhammed 47 Mülklerinizi Allah yolunda tüketin ve kendinizi kendi ellerinizle riske atmayın. Bir de iyilik edin ve yaptığınızı hoş yapın. Doğrusu Allah iyilik eden ve işini hoş yapanları beğenir. Bakara 195 İnfak nedir, nasıl yapılır, neden infak etmeliyiz #3 Ki onlar gaybe iman eder, namazı dosdoğru kılar ve kendilerine rızık olarak verdiğimiz şeylerden tüketirler. Bakara 3 Rasûlüm! Sana, Allah yolunda ne tüketeceklerini soruyorlar. De ki: “Sevap kazanmak için tüketeceğiniz şeyleri öncelikle ananıza, babanıza, akrabanıza, öksüzlere, fukaralara ve yolda kalmışlara verin.” İyilik olarak her ne yaparsanız, Allah onu kesinlikle öğrenir. Bakara 125 Rasûlüm! Sana alkol ve kumarın kararını soruyorlar. Şöyle de: “Onlarda büyük bir günah ve hasar, bununla beraber insanlar için birtakım faydalar da vardır; fakat günah ve hasarları yararlarından daha büyüktür.” Yeniden sana Allah yolunda neyi tüketeceklerini soruyorlar. De ki: “Lüzum aşırısı olup basitinize geleni verin.” Allah, çevrelice düşünesiniz diye size âyetleri böylece açıklıyor. Bakara 219 Ey iman edenler! İçinde hiçbir alışverişin, arkadaşlığın ve şefaatin geçerli olmayacağı bir gün gelmeden evvel size verdiğimiz rızıklardan Allah yolunda tüketin. Kâfirlere gelince, onlar zâlimlerin ta kendileridir. Bakara 254 Mülklerini Allah yolunda tüketenlerin misâli, yedi başak tamamlayan ve her başakta surat dâne bulunan bir tek tohumun hâli gibidir. Allah, dilediğine kat kat aşırısını da verir. Zira Allah, lutfu pek geniş olan ve her şeyi hakkıyla öğrenendir. Bakara 261 Mülklerini Allah yolunda tüketip de bunun ardından rastgele bir başa kakmada ve gönül incitici bir harekette bulunmayanlar yok mu, onlar için Rableri yanında özel ödüller vardır. Onlara hiçbir fobi yoktur ve onlar mahzûn da olmayacaklardır. Bakara 262 “Rabbim! Pintilikten, miskinlikten, çok ihtiyarlayıp bunamaktan, mezar zulmünden, Deccâl’in oyununa gelmekten, yaşamın ve vefatın getireceği sıkıntılılıktan Sana sığınırım.”
YORUMLAR

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

maltepe escort ataşehir escort anadolu yakası escort kadıköy escort anadolu yakası escort ataşehir escort ümraniye escort pendik escort kartal escort